Gümüşhane İl Sağlık Müdürlüğü

Gümüşhane İl Sağlık Müdürlüğü
Gümüşhane İl Sağlık Müdürlüğü

Facebook Twitter Google Plus Linkedin

DIYABET (ŞEKER HASTALIĞI)

Güncelleme Tarihi: 14/11/2018

DIYABET (ŞEKER HASTALIĞI)

            Diyabet insülin eksikliği veya etkisizliği sonucu gelişen, akut (hızlı ilerleyen) ve kronik (yavaş ilerleyen) komplikasyonların eşlik etmesiyle yaşam boyu süren bir hastalıktır. Diyabet erken yaşta ortaya çıkabileceği gibi ilerleyen yaşlarda da görülebilir. Besinlerin sindirilmesi sonucu açığa çıkan glukoz (şeker) bağırsaklarımızdan emilerek kana karışır ve kandaki şeker düzeyi yükselmeye başlar. Sağlıklı bireylerde kana geçen glukoz pankreastan salgılanan insülin hormonu yardımıyla hücrelerin içine taşınır. Şayet insülin hormonu vücudumuzda üretilemiyorsa ya da etkisi bozulmuş ise şeker hücrenin içine taşınamayacağı için, glukoz kanda artarak şeker hastalığı dediğimiz kan şekeri yükselmesi (hiperglisemi) gelişmiş olur.

            Diyabet hastalığının en sık görülen belirtileri; çok ve sık idrara çıkmak, çok su içmek, çok yemek yemek, iştahsızlık, halsizlik, çabuk yorulma, ağız kuruluğu, bulanık görme, açıklanamayan kilo kaybı, tekrarlayan mantar enfeksiyonu, inatçı enfeksiyonlar, ayaklarda geceleri artan yanma ve ağrıdır. Bu belirtilerden bir veye birkaçının görülmesi durumunda diyabetten şüphenilmesi gerekmektedir.

            Diyabetin kişiyi olumsuz etkileyen pek çok komplikasyona sebep olabilmektedir. Hiperglisemi (şeker koması), hipoglisemi (kan şekerini aşırı düşmesi), göz, böbrek, sinir ve kalp-damar sistemi hasarı örnek olarak verilebilir.

            Diyabet açısından fazla kilolu ve obez bireylerin (beden kitle indeksi 25 ve üzerinde olanlar), fiziksel olarak aktif olmayan kişilerin (sedanter yaşam), aile öyküsünde diyabet, gebelik diyabeti , hipertansiyon ve kolesterol değerleri yüksek olanların, bel çevresi ölçümünde kadınlarda 88, erkeklerde 102 cm ve üzerinde değerler görülmesi kişilerin  risk altında olğunu ifade etmektedir.

            Diyabetin tedavisi yeterli ve dengeli beslenme, düzenli egzersiz, ilaç  (oral antidiyabetik) veya insülin tedavisi ve diyabet eğitimi ile yapılmaktadır.

            Diyabetin ülkemizde görülme sıklığı her geçen gün özellikle obezite ve yetersiz fiziksel aktiviteye bağlı olarak artmaktadır. Tip 2 diyabet olarak isimlendirilen genellikle insülin direnci ile ortaya çıkan diyabet tipi sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri ile önemli oranda önlenebilmekte veya geciktirilebilmektedir. Diyabetin hem bireylere hem de ülke ekonomisine maliyeti oldukça yüksek olup, diyabetli birey sayısının her geçen gün artacağı ve her onbir kişiden birinin diyabetli olduğu ifade edilmektedir.

            İnsan yaşamını olumsuz etkileyen bu hastalık konusunda farkınladalık oluşturmak amacıyla Dünya Sağlık Örgütü tarafından  insülin hormonunu bulan Kanadalı doktor  Frederick Banthing'in doğum günü olan 14 kasım "Dünya Diyabet Günü" olarak ilan edilmiştir. Her yıl Sağlık Bakanlığı tarafından bir  tema belirlenmekte olup bu yılki tema "Diyabet ve Aile"dir.

            Diyabet oluşumu ve ortaya çıkışında aile öyküsü oldukça önemlidir. Ailesinde diyabet olan bireylerin sağlık taraması yapması olabilecek olumsuz durumlara karşı önemli olcaktır. Erken tanı her hastalıkta olduğu gibi diyabette de oldukça önmeli bir yere sahiptir.

            Yeterli ve dengeli beslenelim, düzenli fiziksel aktivite yapalım, geleceğimizi diyabetten koruyalım.