22 Ekim bütün dünyada ''Dünya Kekemelik Günü'' olarak
belirlenmiştir. Bu günün amacı kekemeliğe dikkat çekmek ve kekemelik konusunda
doğru bilgiler vermektir.
Kekemelik cümlelerin, kelimelerin, özellikle de
tekrarı şeklinde görülmektedir. Bu durum kekeme kişilerin karşısındakiyle
iletişimini güçleştirmektedir. Konuşmanın akıcılığı kaybolmaktadır.
İletişimdeki bozukluk yanlış anlaşılmalara sebebiyet verebilmektedir.
Kelime ya da hecelerin tekrarı çocuklarda 5 yaşına kadar
görülebilmektedir. Bu tekrarlamaların hastalık boyutuna ulaşılıp ulaşılmadığına
dikkat etmek gerekmektedir.
Kekemelik daha çok kelimenin ya da hecenin başındaki ‘ H ‘
harfinde görülür. Hecenin başındaki bu sessiz harfi, takip eden sesli harfe
göre daha zor ifade eder.
Kekemeliği azaltan durumlar vardır. Bunlar şarkı
söylemek, ritmik konuşmak, dua etmek, gürültülü ortamda konuşmak vb. şekilde
sıralanabilir. Kekemeliğin arttıran durumlar da vardır. İsim söylerken ve
önemli bir konudan bahsederken kekemeliğin arttığı görülmektedir.
Kekemelik tamamen kalıtsal olduğu bu konu hakkındaki en
yaygın yanlış inançtır. Ayrıca bazılarının kekemeliğin sadece ilaç tedavisiyle
geçeceğine inanması yanlıştır.
Kekemelik bazen
kendiliğinden düzelir, bazen de uygun tedavilerle kontrol altına alınır. Kekemelik
tedavisinde temel amaç kekemeliği kontrol altına alarak akıcı konuşmayı
sağlamaktır. Çocuklarda ve yetişkinlerde dil ve konuşma terapistinden yardım
alına bilinir.
Tedavi Yolları
Öncelikle bireyin kekemeliğinin hangi kategoride olduğu yapılan testlerle
tespit edilmektedir. Kekemelik tedavisi özel eğitimler eşliğinde yapılmaktadır.
En sık kullanılan tedavi yaklaşımları; davranış modifikasyonu, nefes
egzersizleri, konuşma eğitimi şeklinde görülmektedir. Ancak kişinin içinde bulunduğu
duruma bağlı ek olarak ilaç tedavisinde
uygulanmaktadır. Bu eğitimi gören hastalar kısa bir zamanda daha rahat konuşur
hale gelmektedirler. Bazı çocuklarda ilerleyen dönemlerde kendiliğinden ortadan
kalktığı görülür. Ailelere bu konuda bazı görevler düşmektedir: Çocuklarına
konuşma konusunda baskı yapmamalı, kelime ya da cümlelerini düzeltmemeli,
çocuğun kendini rahatça ifade etmesine olanak tanımalı, konuşurken sabırla
dinlemeli, çocuğun dikkati konuşması üzerine çekilmemeli, alay etme, utandırma,
zorlama gibi tutumlardan kaçınmalıdırlar.