DIYABET (ŞEKER
HASTALIĞI)
Diyabet insülin eksikliği veya
etkisizliği sonucu gelişen, akut (hızlı ilerleyen) ve kronik (yavaş ilerleyen)
komplikasyonların eşlik etmesiyle yaşam boyu süren bir hastalıktır. Diyabet
erken yaşta ortaya çıkabileceği gibi ilerleyen yaşlarda da görülebilir.
Besinlerin sindirilmesi sonucu açığa çıkan glukoz (şeker) bağırsaklarımızdan emilerek kana karışır ve kandaki şeker
düzeyi yükselmeye başlar. Sağlıklı bireylerde kana geçen glukoz pankreastan
salgılanan insülin hormonu yardımıyla hücrelerin içine taşınır. Şayet insülin
hormonu vücudumuzda üretilemiyorsa ya da etkisi bozulmuş ise şeker hücrenin
içine taşınamayacağı için, glukoz kanda artarak şeker hastalığı dediğimiz kan
şekeri yükselmesi (hiperglisemi) gelişmiş olur.
Diyabet hastalığının en sık görülen
belirtileri; çok ve sık idrara çıkmak, çok su içmek, çok yemek yemek,
iştahsızlık, halsizlik, çabuk yorulma, ağız kuruluğu, bulanık görme,
açıklanamayan kilo kaybı, tekrarlayan mantar enfeksiyonu, inatçı enfeksiyonlar,
ayaklarda geceleri artan yanma ve ağrıdır. Bu belirtilerden bir veye birkaçının
görülmesi durumunda diyabetten şüphenilmesi gerekmektedir.
Diyabetin kişiyi olumsuz etkileyen
pek çok komplikasyona sebep olabilmektedir. Hiperglisemi (şeker koması),
hipoglisemi (kan şekerini aşırı düşmesi), göz, böbrek, sinir ve kalp-damar
sistemi hasarı örnek olarak verilebilir.
Diyabet açısından fazla kilolu ve
obez bireylerin (beden kitle indeksi 25 ve üzerinde olanlar), fiziksel olarak
aktif olmayan kişilerin (sedanter yaşam), aile öyküsünde diyabet, gebelik
diyabeti , hipertansiyon ve kolesterol değerleri yüksek olanların, bel çevresi
ölçümünde kadınlarda 88, erkeklerde 102 cm ve üzerinde değerler görülmesi
kişilerin risk altında olğunu ifade
etmektedir.
Diyabetin tedavisi yeterli ve
dengeli beslenme, düzenli egzersiz, ilaç
(oral antidiyabetik) veya insülin tedavisi ve diyabet eğitimi ile
yapılmaktadır.
Diyabetin ülkemizde görülme sıklığı
her geçen gün özellikle obezite ve yetersiz fiziksel aktiviteye bağlı olarak
artmaktadır. Tip 2 diyabet olarak isimlendirilen genellikle insülin direnci ile
ortaya çıkan diyabet tipi sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri ile önemli oranda
önlenebilmekte veya geciktirilebilmektedir. Diyabetin hem bireylere hem de ülke
ekonomisine maliyeti oldukça yüksek olup, diyabetli birey sayısının her geçen
gün artacağı ve her onbir kişiden birinin diyabetli olduğu ifade edilmektedir.
İnsan yaşamını olumsuz etkileyen bu
hastalık konusunda farkınladalık oluşturmak amacıyla Dünya Sağlık Örgütü
tarafından insülin hormonunu bulan
Kanadalı doktor Frederick Banthing'in
doğum günü olan 14 kasım "Dünya Diyabet Günü" olarak ilan edilmiştir.
Her yıl Sağlık Bakanlığı tarafından bir
tema belirlenmekte olup bu yılki tema "Diyabet ve Aile"dir.
Diyabet oluşumu ve ortaya çıkışında
aile öyküsü oldukça önemlidir. Ailesinde diyabet olan bireylerin sağlık
taraması yapması olabilecek olumsuz durumlara karşı önemli olcaktır. Erken tanı
her hastalıkta olduğu gibi diyabette de oldukça önmeli bir yere sahiptir.
Yeterli ve dengeli beslenelim,
düzenli fiziksel aktivite yapalım, geleceğimizi diyabetten koruyalım.