ÖZGÜL
ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ(DİSLEKSİ)
Öğrenmeyi bireyin kendi tepkileri, etkinlikleri ve
yaşantıları yoluyla çevresine uyum tarzını değiştiren davranışlar geliştirmesi
veya davranışlarının farklılaşması olarak tanımlayabiliriz. Çevreye uyum sürecidir. Öğrenme aktif bir
oluşumdur; yaşantılar sonucu meydana gelir. Bireyi ekolojik yaklaşım içerisinde
yani çevresi içinde birey anlaşıyla incelediğimiz de sürekli iletişim halinde olan
bu iletişim sonucu yeni bilgiler,davranışlar ve fikirleri öğrenen bir varlık
olarak tanımlamamız gerekmektedir. Ancak insanlar bazı nedenlerden kaynaklı
olarak kendisine yönlendirilen iletileri tam olarak alamamakta ya da aldığı
iletileri yorumlayamamaktadır. Bu iletişim sürecini sekteye uğratan temel
etmenlerden biri de Özgül Öğrenme Güçlüğüdür.1877 öncesine kadar, öğrenme
güçlükleri ‘‘zihinsel engel’’ olarak kabul edilirdi. Alman nörolog Adolf
Kussamaul araştırmalarının sonucunda ‘‘ Kelime Körlüğü’’ olarak isimlendirilmiş
ve sadece yazılı ifadeleri görememe olarak tanımlanmıştır.Özgül öğrenme güçlüğü
(ÖÖG), bireylerin okuma, yazma, dinleme, anlama, kendini ifade etme ya da
matematik alanında yaşıtlarına ve zekâsına göre beklenilenin önemli ölçüde altında
olmasıdır.Ancak bu tanımda yer alan
bilgilere göre Özgül Öğrenme Güçlüğünü zeka geriliği olarak tanımlamamamız
gerekmektedir.Özgül öğrenme tanısı almış çocukların zekâ düzeyleri ya normal
düzeydedir ya da normalin üzerindedir.Özgül Öğrenme Güçlüğü;farklı birkaç
bozukluktan oluşmaktadır.
Zihinsel
Hastalıklar Tanı Ölçütleri Başvuru Kitabı olan DSM IV’te özel öğrenme
güçlükleri dört başlık altında incelenmektedir. Bunlar: Okuma bozukluğu
(disleksi), matematik öğrenme bozukluğu (diskalkuli), yazılı anlatım bozukluğu
(disgrafi) ve başka türde adlandırılamayan öğrenme bozukluklarıdır (Köroğlu,
2008). Bu alt-tipler, tek başına
görülebileceği gibi birkaçı beraber de görülebilir. Sıklıkla birkaç alt tip
birlikte görülür ve bu alt-tiplere Dikkat Eksikliği ve / veya Hiperaktivite
Bozukluğu da eşlik eder. Ayrıca, emosyonel (düşük benlik algısı, akran
ilişkilerinde sorunlar, anksiyete ve depresyon v.b.) ve davranışsal sorunlar da
görülebilir.Özgül
Öğrenme Güçlüğü tanısı bir dışlama tanısıdır. Yani, Özgül Öğrenme Bozukluğu
tanısı konulabilmesi için iki temel şart vardır: Bireyin akademik başarısında
belirgin düşüklük yada bireyin durumunun Yetersiz eğitim,Sosyoekonomik sorunlar
(fakirlik, kalabalık ev ortamı vs),Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu,
Depresyon, kaygı bozuklukları, Zeka geriliği, Görme, işitme sorunları.
Özel
Öğrenme Güçlüğü,genellikle ilkokul dönemi ile birlikte karşımıza çıkmaya ve
fark edilmeye başlar. Her çocuğun öğrenme kapasitesi ve öğrenme stilleri
birbirinden farklı olduğu gibi bu farklılıklar okulda öğrenilmesi gereken
konularda sorun yaşanmasına da neden olabilir. Yukarıda da belirtmekte olan alt
tiplerden ilki olan disleksi(Okuma güçlüğü), konuşmadaki seslerin farkına
varma, ses tanıma, ses-sembol ilişkisi kurma, sesletim ve çözümleme becerilerinde,
akıcı okumada, okuduğunu anlamada, okumaya güdülenmede güçlükler yaşanması
durumudur.bu güçlüklerde bir kaçı; ‘’b ve d’’ gibi harfleri ve ‘’6 ve 9’’ gibi
sayıları ters algılama, - Kelimeleri öğrenme ve hatırlamada zorluk çekme,
Kelimelerdeki harfleri veya sayıları karışık algılama (ne‘yi en; 3‘ü E; 12‘yi
21 olarak algılamak gibi), - Okurken kelime atlama, - Noktalı harflerle
noktasız harfleri karıştırma (u-ü, o-ö, s-ş), - Hecelerin seslerini karıştırmak
veya sessiz harflerin yerini değiştirme, - Gecikmiş veya yetersiz konuşma, -
Yazı yazmada zorluk yaşama ve yazıda imla hataları yapma, - Konuşurken anlama
uygun kelimeyi seçmede zorluk yaşamadır. Diğer bir alt tip olan disgrafi Görsel
ve işitsel algıdaki güçlüklere bağlı olarak yazma becerisinin kazanılmasında ya
da gerçekleştirilmesinde beklenenin aksine yaşanılan güçlüktür. Görsel
kodlamada yaşanan güçlükler arasında harflerin karıştırılması, ters yazılmasıve
görülen şekillerin ya da harflerin başka bir ortama yansıtılmasında yaşanan
karmaşalardır(Ercan, 2001). 3. alt tip olan diskalkuli ise basit matematik
işlemlerini, problemleri anlamada ve problemlerde bulunan ifadeleri
anlamlandırmada güçlük çekmesidir.
Özgül
Öğrenme Güçlüğü’nün tek tedavisi eğitimdir.Fakat bu eğitim çocukların okulda edindiği
eğitimden farklı olmalıdır. Öğrenme güçlüğü olan çocuk okulda görmekte olduğu
eğitimin yanında eğitsel terapi de görmelidir. Eğitsel terapi ile çocuğun
öğrenme güçlüğü çektiği alanlar belirlenir. Öğrenme güçlüğü çeken çocuğun
görsel, işitsel, dokunsal, ve kinestetik algısı ile ilgili ortaya çıkan
sorunlar belirlenerek bu alanlardaki becerilerin geliştirilmesi
gerekmektedir.Özgül Öğrenme Güçlüğü’ne yönelik bir ilaç tedavisi yoktur. Fakat
bu bozukluk çoğunlukla dikkat eksikliği, hareketlilik, depresyon, kaygı
bozuklukları veya diğer psikiyatrik bozukluklarla birlikte seyredebilir. Bu
durumda diğer psikiyatrik bozukluklara yönelik ilaç tedavileri uygulanmalıdır.
Unutulmamalıdır ki her çocuğun öğrenme güçlüğü birbirinden
farklıdır. Çocuğun eksik olduğu alanlar belirlenip buna uygun tedavi ve eğitim
programı oluşturulmalıdır. Eğitimin yanında çocuğun yaşıtlarının gerisinde
kaldığı konular sebebiyle kaygılanması öfkelenmesi veya depresif bir ruh haline
girmesi olasıdır. Bu süreçte ebeveynler ılımlı ve sabırlı davranış sergileyip
Öğrenme güçlüğü yaşayan çocuklarının yanlarında olduğunu göstemeli ve
zorlandığı alanların farkında olduklarını anlatıp ona fırsat tanımalıdırlar.
Aynı zamanda çocuğun güçlü ve yetenekli olduğu yanlarını bulmalı ve bu
becerilerini yaşamının diğer alanlara taşınması içinde onu motive
etmelidirler.