4 Mart Dünya Obezite Günü
Obezite (şişmanlık) insan ömrünü kısaltmaı ve ortaya çıkardığı yan etkilerle de yaşam kalitesini bozması nedeniyle bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Son yıllarda yaşam biçimindeki değişikliklerinde katkısı ile toplumda görülme oranları sürekli artmakta ve obezitenin oluş mekanizmaları içerisinde henüz tanımlanmamış bir çok genetik bozuklukların rol oynadığı düşünülmektedir.
Obezite günümüzde dünyadaki en önemli sağlık problemlerinden birisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü tarfından obezite vücuttaki yağ miktarının sağlığı bozacak düzeyde artması olarak tanımlanmaktadır. Yetişkin erkeklerde vücut ağırlığının %15-18'ini, kadınlarda ise %20-25'ini yağ dokusu oluşturmaktadır. Bireylerde bu değerler arası yağ miktarı normal kabul edilirken oranın erkeklerde %25, kadınlarda %30'un üzerine çıkması obezite olarak ifade edilmektedir. Obezitenin bir diğer göstergesi ise beden kitle indeksinin 25 ve üzerinde olmasıdır.
Obezitenin sebepleri halen tam olarak belirlenememiş olmakla birlikte aşırı ve yanlış beslenme alışkanlıkları ile yetersiz fiziksel aktivitenin temel oluşturulduğu kabul edilmektedir. İlerlyen yaş, cinsiyet, genetik, hormanal ve metabolik etmenler, psikolojik problemler, kullanılan ilaçlar, doğumlar, sigara ve alkol kullanımı da obeziteye sebep olan önemli faktörler olarak karşımıza çıkmaktadır.
Obezite hem vücut sistemlerinde hem de kişilerin ruhsal durumunda olumsuz etkiler yaratarak birçok sağlık problemine sebep olmaktadır. İnsilün direnci, tip 2 diyabet, kanser türleri, hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları, kronik akciğer hastalıkları, ruhsal rahatsızlar obezitenin sebep olduğu en sık karşılaşılan rahatsızlıklara örnek olarak verilebilir.
Ülkemizde yapılan Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması-2010 sonuçlarına göre obezite görülme sıklığı erkeklerde %20.5, kadınlarda ise %41 olarak belirlenmiş olup toplamda toplumun %30'unun fazla kilolu olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Verilere bakıldığında ülkemizde obezitenin önemli bir sağlık sorunu haline geldiği, kilolu insan sayısının fazla olduğu görülmektedir.
Obeziteden korunmada yeterli ve dengeli beslenme ile düzenli fiziksel aktivite yapma alışkanlığının kazanılması temel yapı taşıdır. İdeal kilo ağırlığının kişiye özgü olarak belirlenmesi, ideal kiloya ulaşma sürecinin hekim kontrolünden geçtikten sonra diyetisyenler tarafından planlanması kişilerin kilo problemi olmadan sağlıklı bir şekilde yaşamlarına devam etmelerini sağlayacaktır. Bulaşıcı olmayan hastalıkların en önemli sebebinin obezite olması ve kişilerin yaşam kalitesini etkilemesi sağlıklı bir ömür sürmede obeziteden korunmanın ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.
Her bireyin kendisi değerlendirmesi adına obezite veya fazla kilo konusunda problemi olup olmadığını belirlemesi açısından en kolay yöntem olan beden kitle indeksini hesaplaması tavsiye edilmektedir. Kilonun kilogram cinsinden değerinin boyun metre cinsinden değerinin karesine oranlanması ile çıkan sonuç olarak ifade edilen beden kitle indeksi 18.5-24.9 arasında olmalıdır. Bu aralığın altında ya da üstündeki değerler sağlık açısından iyi olmamakla beraber kişlerin hekim kontrolünden sonra diyetisyen ile görüşmesi sağlıklı bir yaşam için önemli bir adım olacaktır. Unutulmamalıdır ki obezite ile mücadele anne karnından yaşamın sonuna kadar sürdürülmesi gereken bir zorunluluktur.
SAĞLIKLI BESLEN, SAĞLIK İÇİN HAREKET ET, OBEZİTEYE DUR DE!
Zeynep Burcu KÜÇÜK
Diyetisyen