4-10 MAYIS İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HAFTASI ETKİNLİKLERİ
18 Mayıs 2018

Sağlık ve Güvenlik sosyal gelişmenin temel iki öğesidir. Sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamının oluşturulması, çalışma hayatının öncelikli şartı ve tüm sosyal tarafların ortak sorumluluğudur.

Günümüzde üretim teknolojilerindeki değişim, sadece çalışma ilişkilerini değiştirmekle kalmamış geleneksel sağlık ve güvenlik sorunlarında da yeni farklı sorunların oluşmasına yol açmıştır. Çalışma hayatının dinamik yapısı kavram ve kurallarla, çalışma biçimlerini sürekli değişime zorlamaktadır. Ülkelerin kalkınmasındaki öncelikleri arasında üretim gücü ve çalışanların refah ve mutluluğu yer almaktadır. Bu nedenle de hedeflerin kurumsal yapıların ve mevzuatların sürekli olarak gözden geçirilmesi ve fonksiyonel olması gerekmektedir. Çalışma ortamı ve koşullarının iyileştirilmesi çalışan - işveren ilişkilerinin sağlıklı ve barış ortamı içinde, ulusal çıkarlara uygun biçimde sürdürülmesi için yeni politikaların üretilmesi gerekmektedir.

Çalışan ve çalışma hayatı Anayasamızın 49. Maddesinde “Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.” denilerek güvence altına alınmıştır. Devletin görevi yasa gereği çalışanların sağlık ve güvenliklerinin korunmasına, iş kazası ve meslek hastalıklarının önlenmesine yönelik politikaların ve uygulamaların geliştirilerek toplumsal bir “güvenlik kültürü” oluşturmak, sağlıklı ve güvenli davranışı bir refleks haline getirmektir.

Verilere göre Ülkemizde; günde yaklaşık 176 iş kazası olmakta, 3 kişi iş kazası sonucu hayatını kaybetmekte ve 5 kişi iş kazası sonucu iş göremez hale gelmektedir. 2016 yılı içinde Türkiye’de iş kazası sonucu ölen sigortalı sayısı 1405 olarak tespit edilmiştir.

             Ülkemizde çalışma hayatına ait mevzuat 2012 yılında yürürlüğe girmiş, işçi - memur ayrımı yapmaksızın çalışan tanımı getirilmiş, kamu ve özel sektörü içine alan proaktif  güvenlik kültürü oluşturulması amaçlanmıştır. İşveren ve çalışanlara sorumluluklar verilerek yasal yaptırımlar getirilmiş iş sağlığı ve güvenliği güvenlik kültürü oluşturularak yaşam biçimi haline getirilmesi hedeflenmiştir.

6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanunu kapsamında işveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup bu çerçevede;

-          İş Sağlığı ve güvenliği koşullarını iyileştirme ve bunun sürekliliğini sağlamak.

-          Çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu dikkate alma, işe giriş ve   

        periyodik muayeneleri yapmak veya yaptırmak.

-          Risk değerlendirme çalışmaları yapmak ve yaptırmak, risk değerlendirme raporları

        göz önünde bulundurularak genel bir önleme politikası geliştirmek.

-          Mesleki risklerin önlenmesi için, eğitim ve bilgi verilmesi dahil her türlü tedbiri  

        almak.

-          Çalışma ortamında gerekli kontrol, ölçüm, inceleme ve araştırmaları yaptırmak.

-          Çalışanların hayati tehlike bulunan yerlere girmemesi için gerekli tedbirleri almak.

-         Acil durumlara karşı acil durum planları hazırlamak veya hazırlatmak ve

-          İş kazası veya meslek hastalıkları teşhisinde 3 iş günü içinde bildirim yapmak

        zorundadır.

Çalışma hayatında mevzuat ve kurallar içinde kontrol yöntemi doğru şekilde uygulandığında ve gerekli risk yönetimi çalışmaları yapıldığında işyerlerinde iş kazalarının %98’i, meslek hastalıklarının da %100’ünün önlenebilir olduğu tespit edilmiştir. Yine iş kazası ve meslek hastalıklarının ülkelere maliyetinin (GSMH) %1-3 arasında değiştiği bildirilmiştir.

İşveren ve işçilerin iş dünyasında, iş sağlığı ve güvenliği meselesini uyulması gereken bir mecburiyetten ziyade çalışanların sağlığını ve güvenliğini destekleyen, verimi ve kaliteyi arttıran bir araç olarak görmelerini temenni ediyor, tüm çalışma hayatı paydaşlarının 4-10 Mayıs İş Sağlığı ve Güvenliği Haftasını kutluyorum.

Sağlıklı ve güvenli günler dilerim.

 

                                                                                                Dr. Engin PEHLİVAN
                                                                                               
İl Sağlık Müdürlüğü